BİYOPSİLER
Dakika
Meme Biyopsisi (Görüntüleme Eşliğinde)
Meme biyopsisi, memede ele gelen kitle, görüntüleme yöntemlerinde saptanan şüpheli alanlar veya meme başı akıntısı gibi durumlarda tanı koymak amacıyla yapılan güvenilir ve yaygın bir işlemdir. İşlemin temel amacı, şüpheli dokudan küçük bir örnek alarak bunun iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun netleştirilmesidir. Erken tanı, meme hastalıklarında tedavi başarısını belirleyen en önemli faktördür.
Günümüzde meme biyopsileri çoğunlukla ultrason, mamografi (stereotaktik) veya MR eşliğinde yapılmaktadır. Görüntüleme rehberliği sayesinde biyopsi iğnesi hedef dokuya milimetrik hassasiyetle yönlendirilir. İşlem lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve hasta işlem sırasında ağrı hissetmez, yalnızca hafif bir baskı duyabilir.
Meme biyopsisi öncesinde hastanın özel bir hazırlık yapmasına genellikle gerek yoktur. Kan sulandırıcı ilaç kullanımı varsa hekime mutlaka bildirilmelidir. İşlem yaklaşık 15–30 dakika sürer ve hasta aynı gün normal hayatına dönebilir. İşlem sonrası hafif morarma veya hassasiyet görülebilir; bunlar kısa sürede kendiliğinden geçer.
Meme biyopsisi, cerrahi girişime gerek kalmadan tanı koyma imkânı sunması nedeniyle son derece avantajlıdır. Alınan doku örnekleri patoloji laboratuvarında incelenir ve sonuçlara göre takip veya tedavi planı oluşturulur. Radyoloji uzmanı tarafından yapılan görüntüleme eşliğinde biyopsiler, yüksek doğruluk oranına sahiptir ve hasta güvenliği ön planda tutularak gerçekleştirilir.
Memede Tel ile İşaretleme ve Memeye Marker Konması
Memede tel ile işaretleme ve marker (işaretleyici) yerleştirilmesi, ele gelmeyen ancak görüntüleme yöntemleriyle saptanan lezyonların doğru şekilde bulunmasını sağlamak için uygulanan güvenli ve basit işlemlerdir. Bu yöntemler genellikle biyopsi ya da cerrahi öncesinde tercih edilir.
Tel ile işaretleme işleminde, ultrason veya mamografi eşliğinde ince bir tel, şüpheli alanın içine veya hemen yanına yerleştirilir. Böylece cerrah, ameliyat sırasında sadece hedeflenen dokuyu çıkarabilir ve gereksiz doku kaybı önlenir. İşlem lokal anestezi ile yapılır, kısa sürer ve hasta günlük hayatına hızla dönebilir.
Marker yerleştirilmesi ise biyopsi sonrası yapılan küçük bir işaretleme işlemidir. Meme içine bırakılan, pirinç tanesi büyüklüğündeki bu marker, daha sonraki kontrollerde veya tedavi sürecinde ilgili alanın kolayca bulunmasını sağlar. Vücutta kalmasında bir sakınca yoktur ve güvenle MR ile uyumludur.
Her iki işlem de hasta konforu ön planda tutularak, radyoloji uzmanı tarafından uygulanır ve tanı ile tedavi sürecinin daha doğru ve planlı ilerlemesine katkı sağlar.
Karaciğer Biyopsisi
Karaciğer biyopsisi, karaciğerde saptanan kitleler, nodüller veya nedeni açıklanamayan karaciğer fonksiyon bozukluklarının tanısında kullanılan önemli bir yöntemdir. Ayrıca kronik hepatit, siroz veya yağlı karaciğer hastalığının derecelendirilmesi amacıyla da yapılabilir.
İşlem genellikle ultrason veya bilgisayarlı tomografi (BT) eşliğinde gerçekleştirilir. Görüntüleme rehberliği, biyopsinin doğru noktadan ve güvenli şekilde alınmasını sağlar. Lokal anestezi altında yapılan işlem sırasında hasta ağrı hissetmez. Biyopsi iğnesi ile karaciğerden çok küçük bir doku örneği alınır.
Karaciğer biyopsisi öncesinde kanama riskini değerlendirmek amacıyla bazı kan testleri istenir. İşlem sonrası hasta birkaç saat gözlem altında tutulur. Nadiren hafif ağrı veya omuza vuran rahatsızlık hissi olabilir; bu durum kısa sürede düzelir.
Bu işlem, cerrahiye gerek kalmadan tanı koyma imkânı sunduğu için hem hasta konforu hem de tanısal doğruluk açısından oldukça değerlidir. Deneyimli bir radyoloji uzmanı tarafından yapılan karaciğer biyopsileri güvenli ve etkilidir.
Akciğer Biyopsisi
Akciğer biyopsisi, akciğerde saptanan nodül veya kitlelerin kesin tanısının konulması amacıyla yapılır. Özellikle akciğer grafisi veya BT’de şüpheli görülen lezyonların iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun anlaşılması için gereklidir.
Bu işlem çoğunlukla bilgisayarlı tomografi eşliğinde gerçekleştirilir. BT rehberliği, biyopsi iğnesinin akciğer içindeki hedef dokuya güvenle ulaşmasını sağlar. Lokal anestezi ile yapılan işlem sırasında hasta uyanıktır ve ağrı minimal düzeydedir.
Akciğer biyopsisi sonrası nadiren akciğerde hava kaçağı (pnömotoraks) gelişebilir. Bu nedenle işlem sonrasında hasta belirli bir süre gözlem altında tutulur ve kontrol görüntülemesi yapılır. Çoğu vakada herhangi bir ek müdahaleye gerek kalmadan hasta taburcu edilir.
Akciğer biyopsisi, erken tanı ve doğru tedavi planlaması açısından kritik öneme sahiptir. Görüntüleme eşliğinde yapılan bu işlem, cerrahi biyopsilere kıyasla daha az risklidir.
Tiroid Biyopsisi (İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi)
Tiroid biyopsisi, tiroid bezinde bulunan nodüllerin değerlendirilmesinde kullanılan en etkili tanı yöntemidir. Tiroid nodüllerinin büyük çoğunluğu iyi huyludur; ancak bazı durumlarda kanser şüphesi bulunabilir.
İşlem ultrason eşliğinde ve ince bir iğne kullanılarak yapılır. Lokal anestezi çoğu zaman gerekli değildir. İşlem birkaç dakika sürer ve hasta günlük yaşamına hemen dönebilir.
Tiroid biyopsisi güvenli, hızlı ve ağrısız bir işlemdir. Alınan hücre örnekleri patolojik incelemeye gönderilir ve sonuçlara göre takip veya tedavi planı yapılır.
Kas-İskelet Sistemi Biyopsisi
Kas, kemik ve eklem çevresindeki şüpheli lezyonların tanısında kas-iskelet sistemi biyopsileri önemli yer tutar. Bu biyopsiler genellikle ultrason veya BT eşliğinde yapılır.
Amaç, enfeksiyon, iyi huylu tümör veya kötü huylu tümör ayrımını netleştirmektir. İşlem lokal anestezi ile yapılır ve hasta konforu ön plandadır.
Lenf Nodu Biyopsisi
Lenf nodu biyopsisi, boyun, koltuk altı veya kasık bölgesindeki büyümüş lenf bezlerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılır. Enfeksiyon, bağışıklık sistemi hastalıkları veya kanser tanısında yol göstericidir.
Ultrason eşliğinde yapılan lenf nodu biyopsileri hızlı ve güvenlidir. Cerrahi girişime gerek kalmadan tanı sağlar.
Yumuşak Doku Biyopsisi
Yumuşak doku biyopsisi; cilt altı, kas veya bağ dokusunda yer alan kitlelerin değerlendirilmesi için yapılır. İşlem görüntüleme eşliğinde ve lokal anestezi altında gerçekleştirilir.
Doğru tanı, uygun tedavi planlamasının temelidir. Radyoloji uzmanı tarafından yapılan görüntüleme eşliğinde biyopsiler, güvenli ve yüksek doğruluk oranına sahiptir.

İnce İğne – Kalın İğne Biyopsisi