İNCE VE KALIN İĞNE BİYOPSİLERİ
Dakika
Radyoloji polikliniğimde ultrason yaparken şüpheli bir lezyon gördüğümde ve hastama “Buradan bir örnek almamız (biyopsi yapmamız) gerekiyor” dediğimde, odadaki havanın bir anda değiştiğini hissederim. “Biyopsi” kelimesi, ne yazık ki toplumda genellikle korkutucu, ağrılı ve hatta hastalığı kötüleştiren bir işlem gibi algılanıyor.
Oysa Girişimsel Radyoloji alanındaki teknolojik gelişmeler sayesinde, biyopsi işlemleri artık kan aldırmak kadar rutin, hızlı ve güvenli hale geldi.
Bugün size, tanıda “altın standart” olan iki temel yöntemi, İnce İğne ve Kalın İğne biyopsilerini, aralarındaki farkları ve neden korkmamanız gerektiğini anlatacağım.
Adı üzerinde, standart bir kan alma iğnesinden bile daha ince yapıdaki iğnelerle yapılan işlemdir. Genellikle tiroid nodülleri, lenf bezleri veya içi sıvı dolu kistik yapılar için tercih ederiz.
Bu yöntem, özellikle meme şüpheli kitlelerinde, karaciğer lezyonlarında veya yumuşak doku tümörlerinde tercih ettiğimiz yöntemdir. İnce iğneye göre biraz daha geniş çaplı, özel tasarımlı iğneler kullanılır.
Biyopsi Hangi Durumlarda Gereklidir?
Biz radyologlar ultrason, MR veya tomografide bir kitle gördüğümüzde onun %90 ne olduğunu anlarız. Ancak tıpta %100 kesinlik olmadan tedaviye (kemoterapi, ameliyat vb.) başlanmaz.
Şu durumlarda biyopsi şarttır:
Radyolog Gözüyle: İşlem Nasıl Yapılıyor?
Hastalarım en çok “Körü körüne mi batırıyorsunuz?” diye sorar. Kesinlikle hayır. Biz bu işlemleri Ultrason Eşliğinde yaparız.
Yani ben elimdeki ultrason probuyla şüpheli kitleyi ekranda canlı olarak görürken, diğer elimle iğneyi milimetrik bir hassasiyetle o kitleye yönlendiririm. İğnenin ucunu ekranda sürekli takip ederim. Bu sayede damarlara veya sinirlere zarar vermeden, sadece hedeflediğimiz noktadan, en doğru yerden örnek alırız.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Soru: Biyopsi yapılırken kanser yayılır mı?
Cevap: Bu, tıptaki en büyük şehir efsanelerinden biridir. Biyopsi (ister ince, ister kalın iğne olsun) kanserin yayılmasına veya “bıçağın değip azdırmasına” neden olmaz. Tam tersine, doğru tanı konulup hızlıca tedaviye başlanmasını sağlar. Gecikmek risktir, biyopsi değil.
Soru: İşlem sonrası dikiş atılır mı? İz kalır mı?
Cevap: Hayır. İnce iğnede zaten iz kalmaz. Kalın iğne biyopsisinde ise giriş deliği o kadar küçüktür ki (bir pirinç tanesi kadar), dikiş atmaya gerek yoktur. Küçük bir bant yapıştırırız ve 1-2 gün içinde kapanır, belirgin bir iz kalmaz.
Soru: Sonuçlar ne zaman çıkar?
Cevap: Biz örneği aldıktan sonra Patoloji laboratuvarına göndeririz. Dokunun incelenmesi, boyanması ve mikroskop altında değerlendirilmesi ortalama 3 ila 7 gün sürer.
Soru: İşlemden sonra hemen işime dönebilir miyim?
Cevap: Kesinlikle. İşlemden sonra 15-20 dakika gözlem altında tutulursunuz, ardından buz kompresi önerisiyle taburcu edilirsiniz. Ağır kaldırmamak şartıyla günlük hayatınıza hemen dönebilirsiniz.
Biyopsi kararı verildiğinde korkuya kapılmak yerine, bunun sağlığınız için atılmış en net ve aydınlatıcı adım olduğunu hatırlayın. Biz Radyoloji uzmanları olarak en büyük önceliğimiz, sizin konforunuz ve doğru tanıya en hızlı şekilde ulaşmanızdır.
Sağlıklı günler dilerim.

Doppler Ultrason