BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ (BT)
Dakika
Hastanelerin acil servislerine şiddetli karın ağrısı veya bir travma (düşme, kaza) ile başvuran hastaların tanı sürecinde, biz Radyoloji Uzmanlarının en hızlı ve en güvenilir yardımcısı Bilgisayarlı Tomografi, kısaca BT‘dir.
Hastalarım genellikle MR ile Tomografiyi karıştırırlar veya “Hocam tomografide çok radyasyon varmış, çektirmesem olmaz mı?” diye sorarlar.
Bugün, tıbbın en hızlı tanı aracını, ne zaman hayati önem taşıdığını ve o çok konuşulan radyasyon konusundaki gerçekleri bir hekim gözüyle sizinle paylaşmak istiyorum.
Bilgisayarlı Tomografi (BT) Nedir?
Tomografiyi, vücudunuzun “dijital olarak dilimlenmesi” gibi düşünebilirsiniz.
Normal bir röntgen filmi, vücudun tek bir açıdan gölgesini verirken; Tomografi, X-ışınlarını kullanarak vücudun etrafında 360 derece döner ve binlerce kesit alır. Bilgisayar bu kesitleri birleştirerek organlarınızı, kemiklerinizi ve damarlarınızı 3 boyutlu olarak önümüze serer. Tıpkı bir somun ekmeğin içini görmek için dilimlemek gibi, biz de vücudun içini milim milim bu sayede görürüz.
En Çok Merak Edilen Konu: Radyasyon Riski
Evet, Bilgisayarlı Tomografi X-ışını ile çalışır ve bir miktar radyasyon içerir. Ancak teknoloji son 10 yılda inanılmaz bir hızla gelişti.
Bugün kullandığımız yeni nesil cihazlar, “Düşük Doz Protokolleri” ile çalışmaktadır. Yani, 15-20 yıl öncesine göre çok daha az radyasyonla, çok daha net görüntüler elde edebiliyoruz.
Burada hekim olarak **”Kar – Zarar Dengesi”**ne bakarız. Örneğin; bir trafik kazasında iç kanama şüphesi varsa veya şiddetli bir karın ağrısıyla apandisit patlama riski taşıyorsanız; tomografinin vereceği radyasyon riski, teşhisin gecikmesiyle oluşacak hayati riskin yanında “hiç” hükmündedir.
Tomografi Hangi Durumlarda “Olmazsa Olmaz”dır?
MR yumuşak dokuların kralıysa, Tomografi de hızın ve kemiklerin kralıdır. Şu durumlarda ilk tercihimizdir:
İlaçlı Tomografi Çektirirken Hissettikleriniz Normal mi?
Bazı durumlarda damarları ve organları daha net ayırmak için damar yolundan “iyotlu kontrast madde” veririz. İlaç verildiği anda hastalarımızın %90’ı şunu yaşar:
Korkmayın! Bu hisler ilacın yan etkisi değildir; aksine ilacın vücudunuzda dolaştığını gösteren, saniyeler içinde geçecek olan tamamen zararsız ve beklediğimiz reflekslerdir.
MR mı, Tomografi mi? Farkı Nedir?
Bunu basitçe şöyle ayırt edebilirsiniz:
Hangi tetkikin sizin için uygun olduğuna, şikayetinizin türüne göre biz doktorlar karar veririz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Soru: Tomografi ne kadar sürer?
Cevap: Tomografi hız demektir. Odaya girip çıkmanız 5 dakika sürse de, cihazın çekim yapma süresi (nefes tuttuğunuz süre) genellikle 10-15 saniyedir.
Soru: Kapalı alan korkum var, Tomografiye girebilir miyim?
Cevap: MR cihazı uzun bir tünel gibidir ama Tomografi cihazı ince bir halka (simit) şeklindedir. Vücudunuzun tamamı kapalı kalmaz, başınız veya ayaklarınız dışarıda kalır. Bu yüzden klostrofobisi olan hastalarımız Tomografide çok daha rahattır.
Soru: Hamileyim veya emziriyorum, çektirebilir miyim?
Cevap: Hamilelikte (özellikle ilk aylarda) radyasyon riski nedeniyle zorunlu olmadıkça tomografi çekilmez. Emziren anneler ise tomografi çektirebilir. Eğer ilaçlı çekim yapıldıysa, tedbir amaçlı 24 saat emzirmeye ara verilmesi ve sütün sağılıp dökülmesi önerilebilir (bu konuda doktorunuzun güncel önerisini mutlaka sorun).
Soru: Böbrek hastasıyım, ilaçlı tomografi çekilir mi?
Cevap: Kullandığımız kontrast maddeler böbreklerden atılır. Bu yüzden çekim öncesi mutlaka “Kreatinin” kan tahlili isteriz. Böbrek fonksiyonlarınız sınırda ise ya ilaçsız çekim yaparız ya da özel koruyucu serum tedavisi ile çekim yaparız.
Bilgisayarlı Tomografi, tıp dünyasının gözlerini açan en büyük devrimlerden biridir. Doktorunuz sizden bu tetkiki istediğinde, bunun hastalığınızın adını koymak ve tedaviye en hızlı şekilde başlamak için gerekli olduğunu unutmayın. Radyasyon endişesiyle tanıyı geciktirmek, çoğu zaman radyasyonun kendisinden daha büyük riskler doğurur.
Sağlıklı günler dilerim.

Vasküler Yetmezlik Lenf Ödem ve Lip Ödem Tanısı